Kafamın içinde özgür değilim, zincir benim beynimde…

28 Ekim 2013 Perşembe günü İstanbul Üniversitesi’nde Melih Arat’ın konuşmacı olduğu bir kariyer eğitimi gerçekleşti. Etkinliği düzenleyen üniversitenin Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAGEM). Etkinliğin konusu Sıra Dışı İş ve Yönetim Becerileri.

Etkinliği kaçıranlar üzülmesin ve okumaya başlasın!

Melih Arat konuşmasından önce dikkatleri toplamak için ufak bir test yaptı.

Herkese A4 kağıdı dağıttı ve iki yerden kopartmadan yırtmamızı; daha sonra kenarlarından yırttığımız o iki parçayı aynı anda çekerek üç ayrı parçaya ayırmamızı istedi. Maalesef ki başarabilen olmadı. Oysa testi çocuklarla yaptığında farklı şekillerde bunu başardıklarını söyledi.

Moraliniz bozulmasın çünkü bu durum zamanla körelttiğiniz farklı çözümler üretme kabiliyetiniz ve buna sebep eğitim-öğretim sistemimizden kaynaklanmaktadır.

Çünkü “Kafamızın içinde özgür değiliz, zincir bizim beynimizde…” ama biz bunu fark etmiyoruz.
Bu yüzden yapamazsanız çözümü öğrendiğinizde üzülmeyin. (Yanıtı en sonda)

Yaratıcılık söz konusu oldu mu markalar ve reklamları da incelemeden olmaz. Melih Arat da bu konuda bazı örnekler gösterdi ve “Yaratıcılık = Bağlamak tır.” dedi.

Bu teorinin uygulandığı birkaç reklam afişini inceledik. Örneğin; bir emniyet kemeri markası oturan bir adamın arkasından kolunu emniyet kemeri gibi atarak sarılmış bir çocuğu kullanarak veya Toscani markasında olduğu gibi; ayakkabılarının el yapımı ve deri olduklarını anlatırken, sadece bir elin duruşunu benzeterek, afişlerde ürüne ait hiçbir resim kullanmadan, sizin kafanızda canlanmasını sağlayarak, bunu gerçekleştirmektedirler.

Aslında bu ve benzeri şeyler Nöro-Pazarlama dediğimiz sistemin tekniklerindendir ve Melih Arat’ın bu teorisi yaratıcılığın dışında başka bir konunun da parçasıdır. Bu dipnot olarak aklınızda bulunsun.

Melih Arat bazı değerlendirmelerde bulunmuş ve insanları 4 gruba ayırmış.

Sıra Altı; düşünmeden hareket eden sorgulamadan yapanlar

Sıra İçi; diğer bir ifadeyle sıradanlık. Aslında bir problem yok; genel yapıya, öğretilere ve kurallara göre hareket edenler

Sıra Dışı; olabilmek için farklı kaynaklarla da beslenmen ve düşünmen gerek

Sıra Üstü; işte dünyada bu insanlar kazanıyor. Artık “Deneme yapanların ve yaygınlığa ulaşanların kazandığı bir dünyadayız.” Bunu başaranlar da sıra üstü insanlar ve bir toplumda ne kadar sıra üstü insan varsa o toplum ileri demek.

Melih Arat’tan alıntılar;

Bizler bazen; “O kadar sıradan kalıyoruz ki sorgulamıyoruz.

Oysa; “İtiraz edenler kazanıyor.

Günümüzde; “Tükettiğin malzemeyi geliştirmelisinde…

Sisteme hatalı yaklaşıyoruz; “Eğitimin başında bir eğilmek var; sen eğil ben iteyim.

Olması gereken; “Okula öğrenmeye gitmeliyiz sınava girmeye değil.

Dedikten sonra yazımı bitirmeden önce Melih Arat’ın Afganistan’a gittiğinde neden Temmuz ayında okulların açık olduğunu merak ettiğini ve sorguladığında aldığı yanıtı da eklemek istiyorum.

O ülkede savaşın getirdiği şartları bir kenara bırakalım Melih Arat’ın oradaki okul müdüründen aldığı cevap; “Kışın sert geçtiğinden dolayı yaz tatili ile yer değiştirdik kışın tatil yapılıyor.” Evet bu kadar basit. Şimdi bizim ülkemizde de metrelerce karın arasında okula gitmeye çalışan çocukları bir düşünün ve Afganistan’da savaşın içinde de olsa bir fark yaratan okul sistemine bakın.

Son olarak Melih Arat girişimcilikte tanıdık bir ismin de başarı öyküsünü paylaştı. Bu tanıdık isim Baybars Altuntaş.

Belki Melih Arat’tan dinlemeyi kaçırdınız ama Baybars Altuntaş dan Girişimcinin Sırları videosunu Medya Cezve’den seyredebilirsiniz.

Unuttuğumu sanmayın J


En başta anlattığım kağıt yırtma oyununun çocukça çözüm yöntemlerinden biri kağıdın ortasını dudaklarınızın arasına alıp iki yanından aynı anda çekerek yapabilirsiniz ya da bir elinizle ortadaki parçayı tutup diğer elinizle diğer iki parçayı yırtabilirsiniz. İşte bu kadar basit.

Yorumlar

Translate