Ana içeriğe atla

Komünist Sosyal Medya




Gündeme göz attığımda Cumhurbaşkanı’mızın Sosyal Medya Uzmanları ile düzenlediği toplantı sıcaklığını korurken sanırım yazımın konusunu bunun üzerine oluşturabilirim.


SOSYAL MEDYA NEDİR?

Klasik Medya’nın halk ayağına düşmesine “Sosyal Medya” denir.

Çok keskin bir tanım olduğunun farkındayım. Çünkü; klasik medya burjuvadır, sosyal medya ise komünisttir diyorum.

Bu zamana gelmeden evvel, hepimiz haber alma aracı olarak önce yazılı basını (gazete, dergi vb.)  sonra görsel basını (radyo ve televizyon) kullandık. Fakat internetin icadı ile birlikte değişen dünya 2006 yılında kurulan “Sosyal Mecralar” ile haberleşmeye yeni bir boyut kazandırdı.

Klasik Medya; sahipleri olan ve amaçları doğrultusunda haberleri sizin görmek istediklerinize göre değil onların sizin bilmenizi istediği kadarıyla ileten araçlar oldu.

Sosyal Medya ise insanların kendi gündemlerini belirledikleri hatta klasik medyayı dahi şekillendirmeye başladıkları bir platform meydana getirdi. Üstelik haberi iletenin ne mesleği, ne eğitimi, ne yaşı, ne de cinsiyeti önemli olmayan bir medya oluştu.

Gücü elinde tutanın şekillendirdiği medya artık halkın elinde diyebiliriz.

Klasik Medya patronları da bu durumu farketti ve internetdeki hizmetlerini arttırmaya başladı.

Gerçi birkaç ay önce internet haber sitelerine karşı açtıkları savaşı unutmamak lazım. İşte bu nedenlerden ötürü en  başta yaptığım tanım onların en büyük korkusu.

Herkesin eşit olduğu bir ortam varsa o da Sosyal Medya.

Ne yazık ki onunda bir kusuru var elbet. Gençlerin eğlence aracı olarak da kullanmayı sevdikleri  bir platform.

Sosyal Medya’nın prestijini koruyabilmesi için Klasik Medya’daki denetleme sisteminin benzeri en azından bir elek sisteminin oluşturulması fena olmaz. Bunu yaparken özgür düşünce paylaşımının ve eşitliğin korunmasının gerektiğininde altını çizmek gerekir.
...................

Sosyal Medya Hakkında Görüş Edinebileceğiniz;

Sosyal Medya’nın konuşulduğu Levent Erden ve Zorluhan Zorlu’nun konuşmacı olduğu CeBit 2012 Sinerji Zirvesi’ni izlemenizi öneririm.


Levent Erden’nin Konuşması



Zorluhan Zorlu’nun Konuşması

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Roma Seyahati (1. Bölüm)

  MERHABA; 2014 yılında gerçekleştirdiğim İtalya seyahatimde çektiğim görüntüler, aslında kendime anı olması içindi fakat şuanda içinde bulunduğumuz Covid-19 Salgını dolayısıyla seyahatlere de pek çok kısıtlama getirildi ve bir süre yurtdışı gezileri mümkün görünmüyor, bu durumda bende geçmiş güzel günleri sizinle paylaşarak belki de gelecekte yapacağınız seyahatlere, ilham vermek istediğim için bir seyahat vlog serisi hazırlamaya karar verdim. İlk Bölüm Roma'yı umarım beğenirsiniz, kanalıma abone olmayı unutmayın, iyi seyirler...

Balık ve Kedi

İran filmlerine ilgim geçen yıl Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nde düzenlenen İran Filmleri Haftası'ndan sonra başladı. Festival'de Ruhullah Hicazi'nin Bulutların Üstünde filmi kafamdaki İran sinemasından çok farklıydı ve başka filmler seyretmem için bende ilgi uyandırdı. 13. Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, !F İstanbul da İranlı yönetmen Shahram Mokri'nin siyasi olmayan gerilim türündeki filmi Balık ve Kedi'yi (Mahi& Gorbeh) gördüğümde ise mutlaka seyretmeliyim dedim. Dün hem filmi seyrettim hem de sürpriz olarak yönetmeni Shahram Mokri de oradaydı ve filmden sonra kısa bir söyleşi gerçekleştirdi. Balık ve Kedi filminin konusu !F İstanbul'un sitesinde şu şekilde yer almakta "Kamp yapmaya giden bir grup üniversite öğrencisinin, yakınlardaki restoranda insan eti servis edildiğini öğrendiği gerçek bir olaydan yola çıkan film…" Film 134 dakika ve tek bir plandan oluşuyor. Filmin imdb puanı 8,4. Filmde karakterler arası geç

Manen Kadın Olmak

Osmanlı Dönemi  Kadın Hakları Tartışmaları Yıl 1912 Fatma Nesibe Hanım 300 kadın dinleyici önünde konuşuyor: -Ah, evet diyorlar ki: ”Kadınlar hangi haktan bahsediyor? Hakları varsa hilkatten istesinler (yaradılış)! Ondan şikayet etsinler... Onları manen, maddeten zaif 1 ve kabiliyetsiz yaradan biz değiliz a!.. Kuvvetin zaife galebesi 2 ! Bu pek tabiidir. Ve muvazene 3 , kainatın en büyük kanunudur.” Fakat aldanıyorlar, sizi temin ederim ki aldanıyorlar, hanımlar! “Maddeten...” kaydına itiraf edelim, inanmaya mecburuz. Bu böyle! Ah, şu zaif kollarımda kuvvet olsaydı. Hilkat bana demir pençe, sert bir kalp verseydi, yapacağım ilk iş, birçok erkeğin kafasını paralamak olacaktı!... Fakat “manen” bunu kabul edemeyiz hanımlar... (Kaynak Aynur Demirdilek Araştırmasından) * Yazıma bir alıntı ile başlamak istedim. Çünkü zaman değişir ama kadınlara bakış açısı değişmez diyorum.  Aradan 100 yılı bırak artı 1 yıl daha geçmiş sizce kadınların aciz ve kabiliyetsiz görülmesinin önüne